Konkordato Nedir? KOBİ'ler İçin Gerçekçi Bir Anlatım
Pazartesi sabahı bankadan telefon geliyor. Öğleden sonra hammadde tedarikçiniz "bu hafta ödeme gelmezse sevkiyatı durduruyoruz" diyor. Akşam muhasebeci, iki çekin karşılıksız kalma riskini hatırlatıyor. Siparişleriniz var, makineleriniz çalışıyor, işçileriniz işinin başında. Ama kasa boş.
Bu tabloyu yüzlerce kez gördük. Yirmi beş yılı aşkın sürede masamıza gelen patronların büyük çoğunluğu batmış değildi. İşi olan, müşterisi olan ama nakit dengesini kaybetmiş insanlardı. Kimisi döviz borcuyla, kimisi tahsil edemediği alacaklarla, kimisi de "nasılsa düzelir" diye ertelediği bir sorunla gelmişti.
Patronların en çok sorduğu soru şu oluyor: "Konkordato ilan edersem her şey biter mi, yoksa kurtulur muyum?" Bu sorunun dürüst bir cevabı var ama kısa değil.
Bu yazıda konkordatonun ne olduğunu, kime uygun olduğunu, size ne kazandırıp ne kaybettirebileceğini kanun diliyle değil, sahada yaşadığımız şekliyle anlatacağız. Amacımız sizi bir karara itmek değil. Masaya oturmadan önce neyle karşı karşıya olduğunuzu bilmenizi istiyoruz.
Kısa Cevap: Konkordato Nedir?
Konkordato, borçlarını vadesinde ödeyemeyen ya da ödeyememe tehlikesiyle karşı karşıya kalan bir işletmenin, mahkeme gözetiminde alacaklılarıyla anlaşarak borçlarını vadeye yayması veya belirli bir oranda indirmesini sağlayan yasal bir yeniden yapılandırma yoludur. İcra ve İflas Kanunu'nun 285 ve devamı maddelerinde düzenlenir. Başvuru, şirket merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesine yapılır. Süreç boyunca işletme faaliyetine devam eder, alacaklılar ise kural olarak yeni takip başlatamaz.
Kısacası konkordato, "batmadan önce nefes alma ve borcu yeniden düzenleme" aracıdır. Sihirli değnek değildir.
Konkordatoyu Bir Örnekle Anlatalım
Konya'da metal parça üreten bir firma düşünün. Yıllık cirosu iyi, 60 çalışanı var. Büyük bir müşterisi iflas edince ciddi bir alacak tahsil edilemiyor. Aynı dönemde kur artışı döviz kredisini katlıyor. Firma ayda 4 milyon lira üretiyor ama önündeki altı ayda 30 milyon liralık borç vadesi geliyor.
Bu firma kötü yönetilmiyor. Sadece borcun vadesiyle nakdin geliş hızı uyuşmuyor.
Konkordato burada şunu sağlar:
Mahkeme geçici mühlet verir, icra takipleri durur.
Firma bir konkordato projesi hazırlar: "Borcun bir kısmını 3 yılda ödeyeceğim, bir kısmında indirim istiyorum" gibi.
Alacaklılar bu projeyi oylar.
Yeterli çoğunluk sağlanır ve mahkeme onaylarsa proje, oy vermeyen alacaklılar dahil herkesi bağlar.
Son madde önemli. Konkordatonun gücü burada. Normal bir borç yapılandırmasında tek bir inatçı alacaklı tüm planı bozabilir. Konkordatoda ise çoğunluğun kararı azınlığı da bağlar.
Konkordatonun Aşamaları (Kuş Bakışı)
Ayrıntıları serinin dördüncü yazısında anlatacağız, burada genel çerçeveyi verelim:
Aşama | Ne olur? | Süre (genel kural) |
Başvuru | Ön proje, mali tablolar, alacaklı listesi ve bağımsız denetim raporuyla mahkemeye başvurulur (İİK 286). | Hazırlık genelde birkaç hafta sürer |
Geçici mühlet | Mahkeme, belgeleri ön incelemeden geçirip geçici mühlet verir, bir komiser atar (İİK 287). | 3 ay, uzatmayla en fazla 5 ay |
Kesin mühlet | Komiser raporu olumluysa ve başarı ihtimali görülüyorsa kesin mühlet verilir (İİK 289). | 1 yıl, karmaşık dosyalarda 6 ay daha uzayabilir |
Alacaklı oylaması | Proje komiser gözetiminde alacaklılara oylatılır (İİK 302). | Kesin mühlet içinde |
Tasdik | Mahkeme, şartlar oluşmuşsa projeyi onaylar. | Duruşma süreciyle birlikte |
Uygulama | Firma projedeki ödeme planına uyar. | Projedeki vadeler boyunca |
Süreler mevzuat değişiklikleriyle güncellenebiliyor. Başvuru öncesinde güncel metni mutlaka bir hukukçuyla teyit edin.
Konkordato Size Ne Kazandırır?
Dosyalarda karşılaştığımız gerçek faydalar şunlar:
1. Takipler durur. Mühlet süresince borçluya karşı yeni icra takibi yapılamaz, başlamış olanlar durur (İİK 294). Kamu alacakları için yapılan takipler de buna dahildir. Bu, haciz korkusuyla uyuyamayan bir patron için ilk haftadan hissedilen bir rahatlamadır.
2. Üretim devam eder. İflasın aksine şirket kapanmaz. Yönetim patronda kalır, ancak komiserin gözetiminde çalışır.
3. Borç yeniden şekillenir. Vade uzatma, indirim veya ikisinin birleşimi mümkündür.
4. Azınlık engeli ortadan kalkar. Kanundaki çoğunluk sağlanınca proje herkesi bağlar. Genel kural, alacaklıların ve alacak tutarının yarısını aşan bir çoğunluk ya da alacak tutarının üçte ikisini temsil eden alacaklıların dörtte birinin onayıdır (İİK 302).
5. Sözleşmeler korunur. Karşı taraf, sırf konkordato başvurusu yapıldı diye sözleşmeyi feshedemez. Bu, kilit tedarikçisini kaybetmekten korkan firmalar için önemlidir.
Konkordato Size Ne Kazandırmaz? (Bunu Kimse Söylemiyor)
Burada açık konuşmak gerekiyor. Patronların bir kısmı konkordatoya "borçtan kurtulma yolu" olarak bakıyor. Öyle değil.
Vergi ve SGK borcunda indirim beklemeyin. Kamu alacakları projede vadeye bağlanabilir ama anaparadan indirim yapılamaz, gecikme faizi de işlemeye devam eder.
İşçi alacakları tam ödenir. Çalışanların ücret ve tazminat alacakları imtiyazlı sıradadır. Projede bunların tam ödeneceğinin güvenceye alınması gerekir.
Rehinli alacaklı farklı muamele görür. İpotekli veya rehinli alacaklılar mühlet içinde takip başlatabilir ama rehinli malı sattıramaz. Mühlet bittiğinde ise rehin hakları kaldığı yerden devam eder. Yani fabrikanızın ipotekli bankası, konkordatonun "en sabırlı ama en güçlü" alacaklısıdır.
İtibar zedelenir. Konkordato ilan edilir. Bankalar kredi limitlerini dondurur, bazı tedarikçiler peşin çalışmaya geçer. Bunu önceden planlamayan firma, mühletin ilk ayında nakit krizine girer.
Yönetim serbestisi daralır. Taşınmaz satmak, rehin vermek, kefil olmak gibi işlemler mahkeme izni gerektirir (İİK 297). "Bir makine satıp nefes alırım" planı artık tek başınıza verebileceğiniz bir karar değildir.
Masraflıdır. Bağımsız denetim, avukat, danışman, komiser ücreti, mahkeme giderleri. Kesin rakamları serinin beşinci yazısında ele alıyoruz ama şunu söyleyelim: nakdi tamamen tükenmiş bir firma, konkordatonun masrafını bile karşılamakta zorlanır.
Konkordato Kimler İçin Uygundur?
Sahada gördüğümüz başarılı dosyaların ortak özellikleri:
Faaliyet kârlı ya da kârlı hale getirilebilir. Sorun borcun yapısındadır, işin kendisinde değil.
Düzenli bir nakit girişi vardır. Siparişler, sözleşmeler, sabit müşteriler.
Başvuru erken yapılmıştır. Hacizler başlamadan, kilit makineler bağlanmadan.
Muhasebe kayıtları düzgündür. Bağımsız denetimden geçebilecek durumdadır.
Patron gerçekçidir. Alacaklılara ödeyebileceğinden fazlasını vaat etmez.
Uygun olmayan durumlar ise genelde şunlardır:
İş modeli çökmüş, pazar kaybolmuş.
Faaliyet gelirleri sabit giderleri bile karşılamıyor.
Kayıt dışı işlemler ve kayıtlarla gerçek durum arasında büyük fark var.
Varlıklar başvurudan hemen önce akrabalara veya başka şirketlere devredilmiş. Bu, hem başvurunun reddine hem de ciddi hukuki sonuçlara yol açabilir.
Konkordato, İflas ve Borç Yapılandırması: Kısaca Fark
Bu üçü çoğu zaman birbirine karıştırılıyor. Çok kısa bir karşılaştırma:
| Konkordato | İflas | Gönüllü borç yapılandırması |
Şirket devam eder mi? | Evet | Hayır, tasfiye edilir | Evet |
Mahkeme süreci | Var | Var | Yok |
Takipler durur mu? | Evet | Evet, ama şirket biter | Hayır |
Azınlık alacaklıyı bağlar mı? | Evet | Konu dışı | Hayır, her alacaklıyla ayrı anlaşma |
Maliyet | Yüksek | Değişken | Düşük |
Gizlilik | Yok, ilan edilir | Yok | Büyük ölçüde korunur |
Hangisinin size uygun olduğunu serinin ikinci yazısında ayrıntılı tartışıyoruz. Kanunda ayrıca alacaklılarla uzlaşma yoluyla yeniden yapılandırma (İİK 309/m ve devamı) gibi daha az bilinen seçenekler de bulunuyor. Bazı dosyalarda bu yollar, tam bir konkordatodan daha az yıpratıcı olabiliyor.
Başvuru İçin Neler Gerekir?
İİK 286'ya göre başvuru dilekçesine eklenmesi gerekenlerin özeti:
Konkordato ön projesi: Borçların nasıl ödeneceğini gösteren plan.
Mali durumu gösteren belgeler: Bilanço, gelir tablosu, varlık listesi.
Alacaklıların listesi: Tutarları ve varsa imtiyaz durumlarıyla birlikte.
Bağımsız denetim raporu: Yetkili bir bağımsız denetim kuruluşundan, projenin gerçekleşebilir olduğuna dair.
Tasfiye halindeki durumu gösteren tablo: "İflas etsek alacaklılar ne alırdı?" sorusunun cevabı. Projenin alacaklı açısından iflastan daha iyi olduğunu göstermesi gerekir.
Gider avansı.
Eksik veya özensiz hazırlanan dosyalar mahkemeden ilk adımda geri dönebiliyor. Ön projenin nasıl hazırlanacağını serinin dokuzuncu yazısında patronlar için adım adım anlatıyoruz.
Sahada Gördüğümüz
Birkaç yıl önce Bursa'dan tekstil sektöründe çalışan bir aile şirketi geldi. Patron üç ay boyunca bankalarla tek tek görüşmüş, her birinden "biraz daha bekleyin" sözü almıştı. O sırada bir tedarikçi takip başlattı, ardından ikincisi. Bize ulaştıklarında iki makine bağlanmış, hesaplara haciz konmuştu.
Konkordato başvurusu yaptık, geçici mühlet alındı. Ama kaybedilen üç ay pahalıya patladı. Haczedilen makineler üretimi yarıya düşürmüştü, proje ister istemez daha düşük bir ödeme kapasitesiyle hazırlandı.
Aynı yıl, benzer büyüklükte bir gıda toptancısı bize ilk karşılıksız çekten önce geldi. Kayıtları düzgündü, sipariş defteri doluydu. Süreç daha sakin ilerledi, alacaklılarla ikinci toplantıda uzlaşma sağlandı.
İki firma arasındaki fark yönetim kalitesi değildi. Zamanlamaydı. Dosyalarda en sık gördüğümüz şey, patronun ancak sorun çözülemez hale gelince harekete geçmesi. Konkordato, son çare olarak düşünülen ama aslında erken düşünülmesi gereken bir araç.
Sık Sorulan Sorular
Konkordato ilan edersem şirketim kapanır mı?
Hayır. Konkordato iflas değildir. Şirket faaliyetine devam eder, yönetim de kural olarak sizde kalır. Ancak süreç komiser gözetiminde yürür ve bazı önemli işlemler mahkeme izni gerektirir. Başvuru reddedilirse ve şartlar oluşmuşsa mahkeme iflas kararı verebilir, bu riski baştan bilmek gerekir.
Konkordato sürecinde maaşları ödeyebilir miyim, tedarikçilerle çalışmaya devam edebilir miyim?
Evet. Olağan ticari faaliyet devam eder. Başvuru sonrası doğan yeni borçlarınızı normal şekilde ödemeniz beklenir. Asıl yapılandırılan, başvuru öncesine ait borçlardır.
Şahsi kefaletlerim ne olur?
Bu, patronların en çok gözden kaçırdığı konu. Konkordato şirketi korur, ama şirket kredilerine şahsen kefil olduysanız alacaklı kefil olarak size başvurabilir. Başvuru öncesinde kefalet yapınızı mutlaka bir uzmanla gözden geçirin.
Şahıs işletmesi olarak konkordato başvurusu yapabilir miyim?
Evet. Konkordato yalnızca şirketlere özgü değildir. İflasa tabi olan ya da olmayan gerçek kişiler de başvurabilir. Belge ve süreç gereklilikleri yine geçerlidir.
Konkordato süreci ne kadar sürer?
Geçici ve kesin mühlet birlikte düşünüldüğünde, başvurudan tasdike kadar genellikle bir ila iki yıl arası bir dönem söz konusudur. Tasdikten sonra ise projedeki ödeme planı süresince yükümlülükleriniz devam eder.
Sonuç Yerine
Konkordato ne bir utanç ne de bir kurtuluş garantisi. Doğru zamanda, doğru hazırlıkla ve gerçekçi bir projeyle kullanıldığında işletmeyi ayakta tutan güçlü bir araç. Yanlış zamanda, alelacele ya da alacaklılardan mal kaçırma niyetiyle kullanıldığında ise işleri daha da kötüleştirebiliyor.
Kendinize sormanız gereken ilk soru "konkordato yapmalı mıyım?" değil, "işim, borcum olmasa kâr ediyor mu?" olmalı. Bu sorunun cevabı evetse, seçenekleriniz düşündüğünüzden fazla. Zor dönemlere genel bir bakış için KOBİ'lerde profesyonel kriz yönetimi yazımıza da göz atabilirsiniz.
Durumunuzu değerlendirmek isterseniz ücretsiz ön görüşme talep edebilirsiniz. Görüşmede konkordatonun sizin için uygun olup olmadığını, daha hafif bir yolun mümkün olup olmadığını birlikte konuşuruz. Başlangıç için ücretsiz işletme değerlendirme raporu da işinize yarayabilir.
Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır. Somut durumunuz için uzman değerlendirmesi gerekir.





Zamanlama vurgusu çok doğru; iki firma örneği konuyu çok iyi özetliyor. Şahsi kefalet kısmı da genelde gözden kaçıyor. Bazı patronlar kriz dönemlerinde aile varlıklarını çeşitlendirmek için yurt dışı seçeneklere (Buy golden visa gibi) bakıyor; ancak yazıda belirtildiği gibi başvuru öncesi varlık devri ciddi sonuçlar doğurabilir, bu tür planlar kriz başlamadan ve hukukçuyla birlikte yapılmalı.